Erich Fromm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Erich Fromm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Aralık 2006 Cumartesi

Marx ve Normalliğin Patolojisi

Erich Fromm’da okuduğum bir konu oldukça ilginç.* Fromm, Marx’ın düşüncesinde psikolojiye ilişkin izler ararken ilginç bir konuya dikkat çekiyor: “Normalliğin patolojisi” (pathology of normalcy).

Marx, insanı yönlendiren dürtüleri sabit ve görece (relative) dürtüler olmak üzere ikiye ayırıyor. Açlık ve cinselliği sabit dürtülere örnek gösteriyor. Ama örneğin “para hırsının” veya “biriktirme hırsının” görece bir dürtü olduğunu söylüyor ve bunların insan doğasının ayrılmaz bir parçası olmayıp, kökenlerinin toplumsal yapılara ve üretim ve iletişim koşullarına dayandıklarını söylüyor.

Marx’ın önemli bir iddiası da dürtülerin insani ve hayvani niteliği noktasında. Yeme, içme ve cinsellik gerçek insan işlevleridir, fakat diğer insan etkinliklerinden koparılarak soyut olarak ele alınıp son ve yegane amaç haline getirildiklerinde, bunlar hayvansal işlevler olurlar. (Burada Marx ve Freud arasında belirgin bir fark vardır. Freud’a göre tüm insan faaliyeti bu temel dürtülerin tatmin edilmesine yöneliktir.)

İnsanın nesnelerle ilişkisinde de; nesne, insan nesnesi haline gelmemişse, yani nesneyle ilişkisi etken bir ilişkilenme olmayıp, bir nevi nesne tarafından kendine mal edilme şeklinde yürüyorsa, bu noktada insanın nesne içinde kayboluşu sözkonusudur.

Bu durum, insanın zihinsel ve bedensel olarak insanlıktan uzaklaşmasıdır. Böyle bir kayboluş, üretim şartlarının bir dayatması olarak tüm topluma malolmuşsa, o zaman bu bir hastalık olarak da görülmeyip, normal karşılanacaktır. Ercih Fromm buna “normalliğin patolojisi” demektedir.

Sağlıklı Toplum (The Sane Society) kitabında Fromm, kapitalist toplumu bu bakış açısından inceleyerek, kapitalist toplumda insanın gerçek tabiatını bozan, ve onu tabiatındaki gizli potansiyeli açığa çıkarmaktan alıkoyan patolojik unsurları inceliyor.

Sıradaki isimlerden biri Herbert Marcuse.
............................................................
*Erich Fromm, Psikanalizin Bunalımı, pp. 72-78

5 Aralık 2006 Salı

Erich Fromm ve teknik açıdan mümkün olanın kaçınılmazlığı

Erich Fromm'un Psikanalizin Bunalımı isimli kitabında endüstri psikolojisini değerlendirdiği birkaç paragrafı, konuyu ilgilendirdiği için buraya almak istiyorum:

- Öyle görünüyor ki, endüstri psikolojisi için amaç iş verimliliğidir ve insanın gelişimi, bir başka deyişle insan için iyi olan şey, bu amaca ulaşmak için bir araçtır. Aslında birçok endüstri psikoloğu, insan için iyi olanla, endüstri için iyi olan arasında bir çeşit önceden düzenlenmiş uyum olduğunu varsayıyor. Bir dereceye kadar bunun doğru olduğuna inanıyorum ama “ya öyle değilse, o zaman ne olacak?”

-Öyle görünüyor ki, teknoloji toplumunun geliştirmiş olduğu bir planlama normu “insan teknik olarak yapılması olası her şeyi yapmalıdır” şeklindedir. Bu teknolojik değer ilkesine göre aya gidecek yeteneğimiz var ise, o halde mutlaka gitmemiz gerekli. Aynı şekilde daha yıkıcı silahların nasıl yapılacağını öğrendiysek, derhal bu silahları yapmaya koyulmalıyız. Böyle bir bakış açısında teknik yapılabilirlik tüm değer oluşumlarının kaynağını oluşturur. Böyle bir norm ise dini ve etik normlardan feragat etmeyi gerektirir.

- İnsancılık normlarıyla teknolojinin buyrukları arasında kaçınılmaz bir çarpışmayla mı karşı karşıyayız? Neyse ki, üçüncü bir değer sistemi olasılığı daha var. Bunun temelinde insan doğasını anladığımız takdirde, neyin iyi neyin kötü olduğuna karar verebileceğimiz düşüncesi yatmaktadır. Buradaki iyi ve kötü, ne insanın arzuladıkları ve arzulamadıkları, ne de maddi refah açısından iyi ve kötü olandır. Burada sözkonusu olan, en uygun (optimal) insani olgunluğa erişmede, kendine gerekli yetenekleri ve gizil güçleriyle, insanın bütün olarak gelişimine vesile olan şeylerdir.

....................

Erich Fromm, teknik açıdan yapılabilir olanın mutlaka yapılması gerektiği bir durumdan sözediyor. Öldürücü silahlar yapmayı öğrendiysek, öyleyse bunları yapmalıyız. Bunun Jacques Ellul'daki devamı herhalde şu: "Teknik, makinaların ihtiyaç duyduğu hayat türünü inşa eder." Yani öldürücü silahları ortaya çıkaran teknik, onların kullanılacağı şartları da yaratır.

Ellul, tekniği insandan soyutlayarak tanımlıyor ve insanlığı teknik karşısında çaresiz bırakıyor. Fromm, tekniğin bir ölçüde kontrolden çıkıp insanlık normları ile teknolojik emirleri karşı karşıya getirdiğini düşünse de, son kertede meseleyi insani olana iade ediyor. Fromm, sorunun ortaya çıkmasındaki temel dürtüleri görerek, kendi düşüncesi çerçevesinde, bunların nasıl aşılabileceğini gösteriyor.

Powered by Blogger